küfür eden çocuğa verilecek ceza

Tövbe edip pişmanlığını ifade etmesi durumunda İslam’a tekrar dönmüş sayılır. Ancak ondan ölüm cezası düşmez. Çünkü dinden dönme / irtidat Allah’a karşı işlenen bir suç olup, tövbe ile ortadan kalkar, sahibinden ceza düşmüş olur. Peygambere sövme suçu bundan farklıdır, çünkü bu suça onun şahsı ERZURUM - B.B. Erzurumspor Başkanı Ali Demirhan, bazı taraftarların küfür ederek olay çıkarması üzerine ilginç bir yönteme imza attı. Kale arkasında çıkan olaylar nedeniyle 200 bin TL ceza aldıklarını söyleyen Demirhan, "Bundan sonra kale arkalarının fiyatı 50, Maraton 10 lira olacak. Kale arkasına gidip küfür etmek Bir pencere camını kıran çocuğa verilecek ceza ile sultanın kristal tacını suiistimalle ziyan eden bir yaverin cezası bir olmaz. Yine, bir askerle bir ordu komutanına, rütbelerine uygun sermaye verilse ve her ikisi de gidip bu sermayeyi çarşı-pazarda çarçur etseler, elbette ki komutan Divan-ı Harp’te mahkeme edilecek ve Dijital Oyunlarda Cinsel Taciz Suçu Cezası (Valorant Taciz Davası) Türk Ceza Kanunu md. 105’e göre: Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişinin cezası, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ise cezası, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Çocuğucinsel yönden istismar eden kişi, 8 yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.103/1-birinci cümle). Sarkıntılık suretiyle, yani cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.103/1-ikinci cümle). Site De Rencontre 100 Gratuit France. Çocukların eğitiminde ödül ve ceza kullanılması konusunda ebeveynler çoğu zaman kararsızlık yaşar. Oysa dengeli bir biçimde, doğru, çocuğun yaşına ve yaptığı davranışa uygun kullanılan ödül ve ceza sistemi, çocuğunuzun eğitiminde size yardımcı olacaktır. Ebeveynlerin bir bölümü sadece cezayı kullanır. Bir diğer bölümü de hiç ceza vermemekle övünür. Ancak çoğu zaman çocuğa verilen cezalar çocuğu düşündürmeyen dolayısıyla etkilemeyen cezalar olmaktadır. Ebeveyn de cezanın işe yaramadığını düşünür. Öte yandan verilen ağır, fiziksel cezalar ise, çocuğu eğitmek yerine öfkelendirmektedir. Benzer şekilde ödül sistemi de gerektiğinde, uygun miktarda kullanılmayınca, amacını yitirerek çocuk adeta hak haline gelmektedir. Eğitimde ödül ve ceza ne anlama gelir? Çocuk yürümeye başladığında evin içinde bir güç gösterisi başlar. İstediğini almaya ve ellemeye çalışan çocukla, ona engel olamaya çalışan ebeveyn arasındaki bu çatışma doğru davranılmadığında, sorun haline dönüşür. Evdeki eşyalar çocuğun ulaşamayacağı yerlere kaldırılmaya başlanır, eline aldığında kızılır, bağırılır ama bazen de yine aynı eşya ile oynamasına izin verilir. Dolayısıyla çocuk ebeveynin ne yapmaya çalıştığını anlamakta zorlanır. Bu noktadan itibaren çocuk “Yapmaması gerektiğini” değil, büyükleri yapmak istediği işlem için nasıl ikna edeceğini düşünmeye başlar. Oysa istikrarlı, kararlı, devamlı ve doğru söylenen “hayır” çocuk için anlamlı olacaktır. Bir süre sonra ne yapması ve yapmaması gerektiğini öğrenen çocuk, yaptığı ve yapmadığı için ödeyeceği bedeli, kazanacağı değeri de öğrenmiş olmalıdır. Cezalar, çocuğun canını fiziksel olarak yakmayacak, çocuğun yaşına uygun ve bir çeşit bedel ödeme olarak kabul edilebilecek şeylerdir. Çocuğun bir kez daha aynı şeyi yaptığında aynı yaptırımla karşılaşacağı durumlardır. Cezalar mutlaka çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun olmalıdır. Ayrıca çocuk o cezayı daha önce öğrendiğinden, yapmaması gereken bir durum için aldığını bilmelidir. Duruma uygun, haklı bir ceza çocuğu üzmez. Ama cezalar tehdit halinde kalırsa, çocuk anne-babasının ağzından çıkanların yapılmadığını, herhangi bir şekilde onları vazgeçirebildiğini öğrenirse cezanın da bir anlamı kalmaz. Burada kullanılan ceza çocukla, aile arasında bir oyuna dönüşür ve genellikle bu oyunun kazananı çocuk olur. Ödül ise genellikle yanlış kullanılan bir kavramdır. Ödül, zaten yapması gereken bir şeyi, iyi yaptığı için, çocuğa verilen şeydir. Oysa genellikle, çocuğa zaten yapacağı bir iş için önceden önerilen şeydir ve adına ödülden çok rüşvet demek gerekir. Bunun önemli sakıncaları vardır. Öncelikle, sakıncası vardır; eğer çocuğa herhangi bir şeyi rüşvet olarak öderseniz bir dahaki sefere önerdiğiniz şey yetmeyecektir. Ayrıca çocuk, bu durumda ödev yapmanın kendi sorumluluğu olmadığını düşünecektir. Ödevini annesini ya da babasını kazanmak, herhangi bir menfaat elde etmek için yaptığını düşünecektir. Bundan sonra da bu çocuğa ödev yaptırmak çok zor hale gelecektir. Ödül ve ceza ne zaman uygulanmalı? Bir çocuğu hep ödüllendirmek yahut sadece cezalandırmak birçok sorun yaratabilir. Ödül ve ceza mutlaka yerinde, zamanında, gerekli durumlarda ve gerektiği dozda kullanılmalıdır. Ayrıca verilen ödül veya cezanın çocuğun yaşına ve durumuna uygun olması da çok önemlidir. Öncelikle şunu unutmamak gerekir. Dövmek hiçbir şekilde bir cezalandırma yöntemi değildir. Aslında şiddet çaresizliğin dışa vurumudur. Çaresiz kalan, çocuğu doğru yolla eğitemeyen ailenin çaresizliğidir. Sonuç olarak da, ruh sağlığı yerinde olan erişkinler, şiddet uyguladıktan sonra kendileri daha çok üzülür ve çaresizlikleri artar. Ama çocuk öğrenmesi gereken doğruyu öğrenmemiş olur. Çocuğa fiziksel acı verilmemelidir. Bunun yerine çocuk, sorumluluğu olan bir şeyi yerine getirmediği zaman öncelikle onu uyarmak, sonra yaşına uygun olarak bedel ödetmek gerekir. Tüm bu cezaları verirken mutlaka suçla orantılı davranılmalıdır. Bu en etkili yöntemdir. Çok büyük bir kabahate çok küçük bir ceza verirseniz, bunun hiçbir anlamı olmaz. Çocuğunuz gerekli uyarılar yapılmasına karşın aynı olumsuz davranışta ısrar ediyor ise açıklama ve uyarılarınızı, davranış ile de desteklemeniz gerekir. Örneğin; tüm hafta ders çalışma konusunda çaba harcamaz, derslerini yapmamakta ısrar eder ise hafta sonu yapılacak olan eğlenceli bir etkinliği iptal etmek uygun olur. Yahut, öfkeye kapılarak bir eşyayı kıran çocuğun, harçlığının bir bölümünün kesilerek kırılan eşyanın yenisinin alınması için ayrılması birer örnektir. Çocuk, neyi yanlış yaptığını, neden yanlış yaptığını ve neden ceza gördüğünü bilmelidir. Çocuğa ceza nasıl anlatılmalı? Öncelikle mutlaka cezanın neden verildiği çocuğa açı ve net anlatılmalıdır. Çocuk neyi yanlış yaptığını, neden yanlış yaptığını ve neden ceza gördüğünü bilmelidir. Ayrıca uygulanan cezadan vazgeçmemek gerekir. Bu neden ile de ceza biranda düşünmeden verilmemeli verilecek olan ceza, çocuğun yaptığı kabahat iyi değerlendirildikten sonra verilmelidir. Ebeveynler çoğunlukla verdikleri cezadan kolayca geri dönüş yaparak vazgeçmeye meyillidirler. Oysa ceza, bir kere söylendiğinde mutlaka sonuna kadar uygulanmalıdır. Çocuk özür dileyebilir, ama bu cezayı ortadan kaldıran bir sonuç doğurmaz. Sadece bir kez daha yapmayacağına dair bir sözdür. Ödül sistemi de aynı şekildedir. Çocuğa gereğinden fazla ödül vermek de sorun yaratacaktır. Çünkü böyle bir durumda bu defa da ödülün bir anlamı kalmaz. Ödüller de aynı cezalar gibi yerinde ve dengeli bir biçimde kullanılmalıdır. Ödülün doğru uygulanması, çocuğun yaptığı şeyin ölçüsünü anlamasını sağlayacaktır. Ödül ve ceza uygulanırken yapılan yanlışlar neler? Genel olarak ödül ve ceza sistemleri ailelerimizde ve hatta okullarda doğru uygulanmamaktadır. Aileler, ceza kullanımı konusunda ya korkak, ya da aşırı davranır ve çocuklarının kişiliklerinin oluşumunu olumsuz etkileyeceklerini düşünürler. Burada fark edilmeyen bir nokta var. Bedel ödemeyi bilmeyen sınırsız çocuklarla, evden kaçan, umursamaz ve öfkeli çocuklar yaratılmaktadır. Aileler, çocuklarını yetiştirmenin yanında onların sınırlarını da belirlemek zorundalar. Yoksa ruhsal açıdan sağlıksız ve toplumla uyumsuz nesiller oluşur. Aynı şekilde ödül de gerektiğinde ve doğru yerde kullanılmadığında sağlıksız sonuçlar doğurur. Çocuğunuz ne yapmış olursa olsun onun bir birey olduğunu düşünmeden onu azarlamak, utandırarak bağırmak, vurmak yapılmaması gereken davranışlardır. Bu çocuğun olumsuz davranışının değişmesine değil, bu gibi durumlar ile karşılaştığında onun da şiddet kullanmasını öğrenmesine yol açar. Bağırarak konuştuğunuzda korkan çocuk sizin ne söylemek istediğinizi de anlamayacaktır. Çocuk olumsuz davrandığında onu, babasına, öğretmenine, annesine şikayet etmek ile tehdit etmek de bir diğer hatalı yöntemdir. Bu sizin sorunu yönetmede yetersiz olduğunuz mesajını verir. Çocuğun davranışını o anlık değiştirse de uzun vadede davranış değişikliği yaratmayacaktır. Bir başka yöntem de davranışını devam ettirir ise karşılığında bir şey yapacağınızı söylemektir. Unutulmamalıdır ki davranış ile desteklenmeyen sözel uyarılar etkinliğini kaybeder. Bazı olumsuz davranışlarıda görmezden gelmek davranışın devam etmesini engeller. Küçük yaş grubu çocuklarda küfür etmek, 5 yaş ve üzeri çocuklarda bebeksi konuşmalar en sık görülen örneklerdir. Bu gibi durumlarda en iyi yaklaşım, bu davranışı ile ilgi çekmeye çalışan çocuğu görmezden gelerek istediği ilgiyi toplayamamasını sağlamaktır. Bu davranışını görmezden gelmeniz, o tekrar yaşına uygun doğru davrandığı zaman ona ilgi gösterip pekiştireçler kullanmak davranış değişikliğine yardımcı olur. Olumlu davranışlar takdir edilmez ise kaybolabilir Olumsuz davranışın ilgi, onay görmemesi durumunda ortadan kaybolması gibi Olumlu davranış da yeterli ilgi ve onay görmez ise ortadan kaybolabilir. Bu sebeple çocukların olum davranışlarını fark edip, ona olumlu tepkiler vermeniz pek çok disiplin yönteminden çok daha fazla işe yarayacaktır. Bu durumdan çocuğunuzun ruh sağlığı da olumlu etkilenir. Çocuğunuz da başkalarının olumlu davranışlarını görmeyi ve takdir etmeyi öğrenmiş olur Aile İçi Şiddet Nedir? Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda Yapılan tanıma göre şiddet “Kişinin;fiziksel,cinsel,psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehditleri ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren toplumsal,kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel,cinsel,psikolojik veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” olarak tanımlanmıştır. Aile içi şiddet ise kişinin eşine,çocuklarına,annesine,babasına,kardeşlerine ya da yakın akrabalarına yönelik uyguladığı fiziksel,cinsel,ekonomik veya psikolojik şiddettir. Aile içerisinde baskı mahiyetinde yapılan birçok eylem bu kanun çerçevesinde aile içi şiddet olarak görülüp yasaklanmıştır. Aile İçi Şiddetin Türleri Fiziksel şiddet Kaba kuvvetin korkutma,sindirme veya cezalandırma aracı olarak kullanılmasıdır. Tokat atmak, iteklemek, yumruklamak, tekmelemek, herhangi bir nesne fırlatmak, herhangi bir nesneyle vurmak veya tehdit etmek gibi kişi bedenine zarar verebilecek her türlü davranıştır. Sözlü-Duygusal-Psikolojik şiddet Hakaret etmek, aşağılayıcı söz söylemek, küçük düşürmek, aşırı kıskançlık yapmak, tehdit, küfür etmek, kişinin kendisini ifade etmesine engel olmak, kişinin ailesi veya arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek, kişinin istediği gibi giyinmesine engel olmak gibi fiziksel bir baskı olmadan ruh sağlığını etkileyen her türlü söz ve davranıştır. Cinsel şiddet Kadının istemediği yerde, şekilde veya zamanda cinsel ilişkiye zorlamaevli kadınların rızası dışında kocası tarafından cinsel ilişkiye zorlanması da buna dahildir, kişiyi cinsel içerikli sözcükler kullanmaya zorlama, kadını çocuk doğurmaya zorlama veya kürtaj olmasına veya olmamasına engel olmak, fuhuşa zorlamak ya da cinsel organlara zarar vermek gibi hareketlerle kişinin cinselliğini kontrol altına alan ve baskı uygulayan her türlü davranıştır. Ekonomik şiddet Çalışmaya veya çalışmamaya zorlamak, kişinin gelirini kontrol etmek, kişinin parasına veya kredi kartlarına el koymak, kişiyi borçlanmaya zorlamak, kişiye para vermemek ya da çok az para vermek, kişiye aile gelir giderleriyle alakalı bilgi vermemek gibi ekonomik baskı içeren her türlü tutum ve davranıştır. Aile İçi Şiddet Döngüsü Şiddetin tekrarlanabileceğini bilmek, erken önlem almak açısından önemlidir. Gerginlik dönemi Şiddet uygulayacak kişi çeşitli bahanelerle gerginlik yaratır. şiddet uygulayacağı kişinin davranışlarını kontrol altına almaya çalışır. Yapması ve yapmaması gerekenleri söyler. Kriz dönemi Şiddet uygulayan, sözlü, fiziksel, cinsel veya ekonomik açıdan karşısındaki kişiye saldırır. Mağdur kendisini aşağılanmış, haksızlığa uğramış ve üzgün hisseder. Pişmanlık dönemi Şiddet uygulayan pişman olup veya pişman olduğunu söyleyip mağdurun gönlünü almaya çalışır,olumlu davranışlar sergiler ve mağdur da bu davranışlarını olumlu karşılar. Bahane dönemi Şiddet uygulayan davranışları için bahaneler üretmeye başlar. Mağdur, şiddet uygulayanın bahanelerini anlamaya çalışır, değişmesi için yardımcı olmaya çalışır ve kendini sorumlu hisseder. Şiddet Mağduru Kimdir? Şiddet içeren tutum ve davranışlara maruz kalanŞiddet içeren tutum ve davranışlara maruz kalma tehlikesi bulunanŞiddetten etkilenenşiddetten etkilenme tehlikesi bulunan Kadınlar,çocuklar, aile bireyleri aile içi şiddette mağdur olabilir. Aile İçi Şiddete Karşı Ne Yapılabilir? Polis merkezleri- Jandarma karakolları Aile içi herhangi bir şiddete uğrayan kişiler polis merkezleri ve jandarma karakollarına giderek konu hakkında şikayetçi olmalı ve korunma talep etmelidir. Başına gelmesi muhtemel riskler açıkça ifade edilmelidir. Polis ve jandarma derhal tedbir alınması gereken durumlarda önleyici ve koruyucu tedbirleri alır, diğer durumlarda Cumhuriyet savcılığına yönlendirir. Cumhuriyet savcılığı Aile içi şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesinde bulunanlar bulundukları ilin valilik makamına, ilçede yaşıyor ise kaymakamlık makamına verilecek dilekçe ile suç duyurusunda bulunabilir. Cumhuriyet savcılığı konuya ilişkin tedbirleri alacak ve şiddeti uygulayan kişiye dava açacaktır. Sağlık kuruluşları Uygulanan şiddeti belgelendirmek açısından en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edebilirsiniz. Rapor hukuki koruma için esas teşkil eder. Sivil toplum kuruluşları Hukuki hakların anlatımı, sığınma, danışmanlık ve yaşanılan şiddetle alakalı verilebilecek her türlü destek STK’lar tarafından verilmektedir. ALO 183 Şiddete maruz kalanların ücretsiz olarak başvurabileceği danışma hattıdır. Aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri Kadın haklarına yönelik olarak Kadın Konukevleri, Kadın Sığınma Evleri, danışmanlık ve rehberlik hizmetleri vermektedirler. Barolar Avukatlık ücreti ödeyecek durumda olmayanlar bulundukları yerlerin barolarına başvurabilirler. Baroya bağlı Kadın Danışma Merkezi varsa doğrudan bu merkezlere de başvurmak mümkündür. Aile Mahkemesine Başvurunca Neler Yapılabilir? Aile içi şiddete maruz kalanlar için en etkili çözüm Aile Mahkemesi ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan başvurudur. Hakim, uygulanan şiddet karşısında koruyucu ve önleyici tedbir kararları alabilir. Koruyucu tedbir kararlarının verilmesi için şiddet mağdurunun bununla ilgili delil veya belge sunma zorunluluğu yoktur. Tedbir kararları ilk seferde en fazla 6 ay için verilebilir. Gerekli görülmesi halinde bu süre hakim tarafından uzatılabilir. Evden uzaklaştırma, belli mesafeye kadar yaklaşmama bunların başında gelir. Şiddet uygulayan evin geçimini sağlıyorsa mağdur talep etmese de hakim mağdura tedbir nafakası verilmesine karar verebilir. Şiddet uygulayan hakim tarafından verilen kararlara aykırı davranırsa hakim 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsinde tutulmasına karar verir. Kişi tedbir kararına aykırı davranmaya devam ederse toplamda 6 ayı geçmemek üzere her defasında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsine karar verilir. Sonuçlarının suç teşkil etmesi sebebiyle aile içi şiddet ceza hukukunu da ilgilenmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun özel hükümleri düzenleyen kısmında “Aile Düzenine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümde yer almaktadır. Örneğin; bir kişiyi kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası alırken, mağdur failin üstsoyu, altsoyu, eşi veya kardeşiyse ağırlaştırılmış müebbet cezası alır. Kısacası suç teşkil eden fiiller ceza hukuku açısından aile içerisinde baş göstermişse genellikle cezayı arttırıcı bir sebeptir. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM’nin çalışmalarını hızlandırmanın yanı sıra anayasanın ilk dört maddesinde yer alan ilkelere aykırı söylemleri engellemek ve yemin etmekten kaçınan vekillerin milletvekili sıfatından doğan haklarını kullanmasını önlemeyi de içeren 18 maddelik iç tüzük değişiklik tekliflerini dün TBMM Başkanlığı’na bizzat sundu. FRAK GİYME ZORUNLULUĞU KALKTI Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın talebiyle teklife son anda eklenen maddeyle, Genel Kurul’da TBMM Başkan ve TBMM başkanvekillerinin “frak giyme” zorunluluğunu kaldırıldı. Buna göre birleşimi yöneten başkanlar ile katip üyeler koyu renk elbise giyecek. 10 BİN TL CEZA Değişiklikle disiplin suçu işleyen vekillere bundan böyle ayrıca para cezası yaptırımı da uygulanacak. Buna göre “kınama” cezası gerektiren pankart açma, kaba söz kullanma ve TBMM yerleşkesine silahla girme suçunu işleyen vekillerin ödenek ve yolluğundan 5 bin TL, cumhurbaşkanına hakaret eden, görüşmelerde yumruk atıp, küfür eden, Anayasa’nın ilk 4 maddesine aykırı ifadeler kullanan ve Genel Kurul’a silahla girenlerden ise 10 bin TL kesilecek. Anayasanın ilk dört maddesine aykırı beyanlara artık Meclis’te izin verilmeyecek. Aksine hareket eden vekillere hem Meclis’ten geçici çıkarma üç birleşim hem de para cezası verilecek. Seçimin ardından Genel Kurul’da yemin etmeyen, yemin etmekten imtina edenler, milletvekili sıfatının gerektirdiği haklardan yararlanamayacak. TBMM TV, anayasa değişikliği gibi önemli konuların ele alındığı Genel Kurul görüşmelerini saat sınırlaması olmaksızın kesintisiz verecek. Muhalefetin engelleme amaçlı kullandığı düşünülen grup önerileri üzerine konuşma süreleri kısalıyor. Genel Kurul’un olan çalışma saatleri kadar uzatılıyor. MİLLİYET 10 Nisan 2010 1345 osmanca87 Kapalı Öğrenci ceza almaz, öğretmen küfretmemeyi öğretemediği için ceza alır... 10 Nisan 2010 1345 nominal9 Yasaklı olabilir yahu , ceza vermen şart mı ?....sen etmyor muydun o yıllarında ? çok ortalık yerde yapmıyorsa , arkadaş arasında falan gayet doğal .. 10 Nisan 2010 1349 Şef YA ALENEN BANA SINIFIN ORTASINDA NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLMEDİĞİN KÜRTÇE KÜFÜR YEDİN Mİ ZAMAN BUNUN CEZASI NE PISIRIK MÜDÜR HİÇ BİR ŞEY YAPMIYOR BİZDE HABERE KÜFRÜ YİYİP YAPMAK LAZIM İLÇE MEM DE BİLE HERKES ÖĞRENCİDEN YANA .BİZİ DÜŞMAN OLARAK GÖREN ÖĞRENCİLERE KARŞI ELİMİZ KAZANMAK İSE HEPSİNDEN ZOR. 10 Nisan 2010 1352 yakışıklı_ing Şef sen de ona et... 10 Nisan 2010 1354 nominal9 Yasaklı ingilizce35 bu yazdıklarında müthiş bir propaganda var..bu asıl senin düşmanca bakışından ileri geliyor....öyle bir şey olduğunu sanmıyorum....ama şayet öyle bir şey VARSA DA bu yine senin ne kadar basiretsiz , mesleğine hakimiyetinden uzak olduğunu gösterir...Senin görevin orda akademik bilgi ve beceriler kazandırmak yanında , onlara etik değerleri de aktarabilmek...şayet yapamıyorum , üstesinden gelemiyorum , beceremiyorum , onlar düşman gibi vsvsvsvs diyorsan ....o mesleği derhal bırak...bu olanlardan ötürü onları cezaevine atıp , katledecek , sürecek değiliz...ok mi arkadaşım ? 10 Nisan 2010 1449 ismailvekoca Memur ben de hemen hemen her gün küfürler yiyorum hem kürtce hem Türkce.... ne yanı simdi biz meslegımızden uzak mıyız öğretmenlikten anlamıyor muyuz? gelin kardesim burda öğretmenlik yapın da ondan sonra konusun... ordan konusması kolay.. öğretmeni sayan öğrenci mi var... bu lafları soyleyen arkadasa soyluyorum... oğrencım ben manyağım dıyor... gel de bu cocuga ahlakı ogret... ne yapalım gormezden mı gelelım dovelım mı ceza mı verelım odul mu verelım... bu soruya cevap verebılecek var mı acaba... 10 Nisan 2010 1537 31goldmen31 Şef osmancalı 87 ,koca kafalı...gelde sen öğret.'' bana zayıf veren öğretmenin a... k...''nasıl, gelde sen küfür hemde ben o yıllarda öğretmenime küfür etmezdim. sıra arkadaşıma söverdim ama kimse duymazdı, söverkende ANA BACI olmazdı.............................öğencinin öğretmene küfür etmesi öğretmenin yetersizliğinden değil, İDARENİN yeterszliği ve etkisizliğinden öğretmene küfür etmesi arkasında birilerinin olduğunu gösterir, yani bana bişey yapamaz, benim arkam sağlam gibisinden. 10 Nisan 2010 1548 m_aras Şef Bu sizin hangi okulda olduğunuza bağlı..örneğin 1-5. sınıf öğrencilerine bi yaptırım uygulanmıyor İlköğretim Kurumarı Yönetmeliğine göre sınıfları için uyarı kınama gibi yaptırımlar var..Eğer lisedeyseniz herhangi bi fikrim yok ama 6. 7. ya da 8. sınıf öğretmeniyseniz uyarı verilmeli öğrenciye. yönetmelikte açıkca küfürle ilgili bişey niteliğine göre verilir diyor..Uyarma ve kınamayı ise siz öneri getiriyorsunuz okullarda kurulan öğrenci davranışlarını geliştirme kurulu karar veriyor diye yazıyor. Müdür yardımcı olmuyorsa işiniz çok zor..Çoğu kişi hep öğretmenleri suçlar. Bana göre bi çocuk almıyorsa ne kadar zorlasan almaz..Sen güzel konuşmayı öğretirsin ama küfürlü ortamda yaşayan öğrenci için küfür doğru davranıştır. Ben sınıf öğretmeniyim öğrenciler küçük olduğu için pek sorun yaşamıyoruz ama aile yaşamından dolayı kürtçe zararlı yayınlar izleyen beyni yıkanan öğrenciler de var. Bu yüzden Bazen şımaran haddini bilmeyen öğrenciler oluyor. Onlar için "jandarma" kelimesini kullanmak yetiyo siz de deneyin hiçbişeyden korkmayan öğrencinin bile jandarma deyince gözleri açılıp kalıyorçözüm değil belki ama kabul etmek lazım çok etkili... 10 Nisan 2010 1904 burakgoktepe Kapalı görmezden geliştirmeye çalış 10 Nisan 2010 1912 morduman Yasaklı etkinliklere sokma. ben ole yapıyorum. erkekse futbol maçına onu sokma . bir hafta bir alt sınıfa gönder... etkili oluyor 10 Nisan 2010 1917 Şef sen yine kürtçe yemişin ben geçen sene boşnakça, sırpça, swahili, kazakca ve hatırlamadığım dillerde küfür yedim. şaka karışık iki tane patlat kafasına aptallaşsın. 10 Nisan 2010 2143 sahin_038 Aday Memur ÖNEMLİ DEĞİL KARDEŞ BOL BOL YEEEEEEEE BENİM GİBİ BEN 5 YILDIR YİYORUM AFİYET OLSUN 10 Nisan 2010 2232 cladomelea Daire Başkanı tekme tokat 10 Nisan 2010 2238 turkce_ysmn Memur etkinliklerde görev vermemek en mantıklısı 10 Nisan 2010 2239 kandemir_sınıfçı Kapalı tokat tekme de olabilir 10 Nisan 2010 2249 wmuratw Yasaklı ne ceza alır?Madde -1 Okuldaki öğrenci herhangi bir nedenden dolayı alanen küfür ediyorsa, Okulda bulunan okul idaresi, öğretmeni veya hizmelisi tarafından ağzı burnu dağıtılıncaya dek dövülür ve hastahane masrafları çocuğun ailesi tarafından karşılanır. 10 Nisan 2010 2251 akbirkurt Memur Bu yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya çalış ikna etmeye çalış vicdanına olmuyosa olmuyosa olmuyosa insanlık şerefi öldü mü Allah ne verdiyse gir. 10 Nisan 2010 2259 sosyalbilgisiz Şube Müdürü maalesefhocam ceza felan yok bi yaptırım yok..öğrenciye uyarıdan başka bir ceza veremiyosun...çocuk sapık bile olsa çok olsa tasdikname verip başka okula gönderiyosun orda da kral oluyor bak ben orda neler yaptım diye...eğitimbilimlerinde ki ceza türleri felan hikaye yokgörmezden gel yok ikinci türceza ver...ya sınıftan at kafan rahatlasın ya da çağır velisini velisinin yanında döv..yoksa suçlu olusun...ama bizbu işten ekmek yiyoruz kendinizi hiçbirşeyiçin riske atmayın dövmek çare değil..kendinize zarar verirsiniz ceza alırsınız... 10 Nisan 2010 2322 Şef doğal seleksiyon, şıçandan doğan ip keser, önce ailesini eğitmek lazım. başka söze de gerek yok. benim çalıştığım okulda çocuğun biri öğretmenin arkasından poposunu hedef alarak hareket yapmış öğretmen ve tüm öğrenciler için rencide edici bi durum ne oldu derseniz. hiç birşey başka bi okula bile gönderilmedi. çocuğun hedesi hodosu bakanlık müsteşarının hüdüsü imiş çocuk hala bizim okulda keyfince sapıklık yapıyo. 10 Nisan 2010 2326 wmuratw Yasaklı Dostum az önce sallama yazdım ama sırf senin için MEB ÖĞRENCİ DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNİ açtım EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI ÖDÜL VE DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ c Okuldan Tasdikname ile Uzaklaştırma cezasını gerektiren davranışlar Madde - 8. Öğretmenlere, yöneticilere, memurlara ve diğer görevlilere hakaret etmek, karşı gelmek, onların okulda veya eklentilerinde görevlerini yapmalarına engel olmak, Yani öğrenci tasdikname ile gümmmm oluyor ...diğer Disiplin işlemlerini görmek için Link Toplam 26 mesaj Bir suçun işlenmiş olması bu suça şiddetle karşılık verileceği anlamına gelmez. Senin o yazdığın mesaj tamamiyle suça teşviktir. TCK Madde 38- 1 Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. 2 Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz. 3 Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.

küfür eden çocuğa verilecek ceza