mor renkli çiçekleri olan şifalı bitki

Sadece poğaçaların üstüne serpmek olmaz: Çörek otu. Çörek otu tarlalarda yetiştirilen ve boyu yaklaşık 50 santimetreye kadar ulaşabilen bir bitki aslında. Bizim çörek otu olarak andığımız o siyah küçük taneciklerse yine bu bitkinin dallarından çıkarılıyor ve tam bir şifa deposu olarak önemli işlere imza atıyor. Hercaimenekşe(viola tricolor): Sarı, mor, mavi çiçekleri olan bir çeşit menekşedir. Boyu 20 cm kadardır. Faydası : İdrar söktürür. İdraryollarındaki iltihapları giderir. Cilt hastalıkları ve özellikle egzamada faydalıdır. Öksürüğü keser. MorRenkli Çiçekleri Olan Şifalı Bir Bitki Cevapları. CodyCross Dünyamız Grup 10 'nin Yaprakları soluk yeşil renkli, beyaz damarlı, kenarları derin dişli ve dikenlidir. Çiçekleri baş şeklinde bir arada, mor (nadiren beyaz) renkli, meyveleri 7 mm kadar uzunlukta, esmer renkli, uç kısımlarında 15 mm kadar uzunlukta, düşücü ve beyaz renkli bir tüy demeti bulunur. Yapraklarıgenellikle iki çift ve bir tek olmak üzere beş parçadan oluşur ve her parça oval, kenarları çok hafif kertikli ve hafif kalkık yeşil renkli ve kısa saplıdır. Çiçekleri oldukça küçük olup; beyaz, sarımsı ya da bazen açık pembe renkli ve keskin kokulu küçük çiçekleri yayvan şemsiye ya da salkım biçimi Site De Rencontre 100 Gratuit France. Bir çok çiçeğin türleri mor renklidir. Mor renkli çiçek ve bitkiler bulunmaktadır. Mor çiçek açan bitki çeşitleri oldukça fazladır. Türkiye’de mor renkli bitki türleri vardır. Mor çiçekler farklı cinslerde çiçek veya çalı formunda olabilmektedir. Mor olarak açan çiçekler özellikle bahçe ve balkonlarda tercih edilmektedir. Kadınların sevdiği çiçekler kategorisindedir. Ülkemizde mor renkli açan çiçeklerin isimleri şu şekildir; Çiçekleri mor renklerde açan bitki isimleri; Mor renklerde açan çiçek çeşitleri oldukça fazladır. Türkiye’de dahi dünyada yetişen mor renkli çiçekler yetişmektedir. Mor renklerde çiçek açan birki isimleri aşağıdakigibidir. AjugaÇuhaDağ KekiğiKelebek ÇalısıLavantaMenekşeMor AvuMor ÇiğdemMor LaleMor LeylakMor SümbülOrtancaPetunyaUnutmabeniZambak Hangi Bitkiler Mor Renkli Çiçek Açar Mor renklerde çiçek açan bitki isimlerinden bazıları şunlardır; Zambak, Unutmabeni, Petunya, Ortanca, Mor Sümbül, Mor Leylak, Mor Lale, Mor Çiğdem, Mor Avu, Menekşe, Lavanta, Kelebek Çalısı, Dağ Kekiği, Çuha, Ajuga. Mor renkli açan çiçekler ülkemizde hemen hemen her bölgede yetişmektedir. Özellikle karadeniz bölgesinde yetişen Mor avu olarakbilinen çalı türü bitki açtığı dönemlerde güzel kokular saçmaktadır. Mor avu çiçeği ormanlık alanların kenarlarında doğal olarak yetişmektedir. Yukarıda yazılan mor bitki çeşitlerinden başka türlerde vardır. Çeşitli bitkilerde karışık çiçek açan morumsu renkte çiçek türleride bulunur. Mor renkli çiçekler Bütün bitkiler farklı şekil ve renklerde yıllık veya çok yıllık olarak bazılarıda doğal olarak yetişmektedir. Mor çiçek açan bitkiler ise yine bu özelliklere sahiptir. Çoğu zaman bir çiçeğin farklı renklerde açtığı görülmektedir. Mesela lalenin hemen hemen her renkte çiçeği vardır. Ama mor lale olarak açan çiçekleride bulunur. Geçtiğimiz hafta tarlaya BAÇEM’den aldığımız lavanta, adaçayı, kekik, civanperçemi, aynısefa ve ekinezya bitkilerini diktik. Bitkilerle ilgili bilgileri okurken, onların tarihçeleri ve mitolojik hikayeleri de dikkatimi çekti. Blogda okuduklarımı kaynakçalarıyla birlikte paylaşmak istedim. Haydi o zaman Civanperçemi Achillea Millefolium Adını Truva savaşının kahramanı Aşil’den Achilles alan Papatyagillerden efsanevi bir şifalı bitki Civanperçemi Achillea Millefolium. Aşil’in Truva savaşları sırasında 1200’lü yıllar askerlerinin kanayan yaralarını durdurmak ve tedavi etmek için kullanması sebebiyle bu adı aldığı düşünülüyor. Homeros’ta ise, Afrodit’in Aşil’in yarasını bu şifalı otla iyileştirdiği yazmaktaymış. Neandertal mezarlarından çıkan ilaç bitkilerinin arasında olduğunu belirtmiş Nazım Tanrıkulu yazısında. Civanperçemi’nin bazı kültürlerde özel büyülü güçleri de olduğuna inanıldığı ve bu bitkinin haber alma, kontak kurma, geleceği tahmin etme gibi büyü alanlarında kullanıldığı da belirtiliyor. Anadolu’da Şövalye binbiryaprak otu, kandil çiçeği, asker otu veya Tanrı’nın eliotu olarak tanınması arkasındaki tüm bu hikayeyi düşündükten sonra şaşırtıcı değil. Kuzey Irak’ta Şanidar mağarasında 1957 yılında yapılan kazılarda bulunan ve bir Şamana ait olduğu düşünülen mezarda; civanperçemi, kanarya otu, gül hatmi, peygamber çiçeği, ebegümeci gibi bitki türlerinin bulunduğu tespit edilmiş. Gelelim şifa alanlarına, çayının hazmı kolaylaştırdığı gibi kadınların regl dönemlerine ve menapoz öncesi rahatsızlıklara iyi geldiği belirtiliyor. Taze civanperçemi suyunun yüzdeki çöküntülere ve yaralara iyi geldiği, yine suyundan yapılan banyoların kadınların üreme organları için pek çok faydası olduğu belirtiliyor. Ayrıca tarımda etkili bir böcek öldürücü olarak kullanıldığı için ona bitkilerin doktoru da deniliyormuş. Örneğin Türkiye’den yapılan bir araştırmada, civanperçemi ekstresinin yeşil şeftali yaprakbitiyle mücadelede etkili olduğu saptanmış. Not Civanperçeminin çiçekleri, beyaz, sarı veya pembe olabiliyormuş. Bizdekiler beyaz renkli örneğin. Kaynakça ADAÇAYI Salvia officinalis “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye”…Bu satırlar kalma..Adaçayının, Romalıların kutsal saydıkları ve toplama işini özel bir tören eşliğinde yaptıkları bilinmektedir. Botanik ismi Salvia, latince salvere yani korumak, muhafaza etmek kelimesinden geliyormuş. Ölümsüzlük, bilgelik ve koruyuculuğu temsil eden adaçayı aynı zamanda Hristiyanlıkta Meryem’in simgelerinden biriymiş. Rivayet odur ki; “Kutsal Meryem Ana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryem Ana sığınacak bir yer bulmuş”. Mısırlıların, doğurganlık için adaçayı kullandıkları bilinirken, antik yunan ve Roma döneminde eti korumak için kullanıldığı not edilmiş. Yine kurutulmuş ot ve yapraklarının tütsü şeklinde yakılarak evleri dezenfekte etmekte kullanıldığı biliniyor. 14. yüzyıl Avrupa’sında ise büyülerden korunmak amacıyla kullanılmış. Eski çağlardan günümüze Adaçayının haşlanarak yapılan çayını içen kişinin kolay hasta olmayacağı inancı var. Özellikle boğaz ve ağız sağlığı için kullanılan adaçayı Ortaçağda ateşli hastalıklara karşı şifa verici olarak en yaygın kullanılan bitkilerden biri olmuştur. Günümüzde de nezle ve gripte kullanıldığı bilinmekte. Adaçayının sinir sistemini çalıştıran en önemli enzimlerden AChE’yi aktive ettiği için depresyon, hafıza kaybı gibi rahatsızlıklara karşı da etkili olduğu görülmüştür. İçerdiği antioksidanlar kanser ve kalp rahatsızlıklarına karşı kalkan görevini üstlendiği söyleniyor. Adaçayı, ortaçağda vebaya karşı bağışıklık kazandırdığı ortaya çıkan “4 hırsız Sirkesi” içeriğinde de bulunuyor. Bu formülde sirkeye batırılmış halde pelinotu, lavanta, biberiye ve adaçayı var. SİRKENİN FORMÜLÜ AŞAĞIDA. Yine internette yer alan bir bilgiye göre “Bu bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için toplanır bir avuç çiçek, doğal sirkenin içinde bir süre bekletilir ve elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılır.” Adaçayı tarımda da parazitle mücadelede yerini almış; Lahana ve havuç yetiştirilen tarlalara adaçayı serpilerek, ürüne zarar veren bakteri ve böcekleri uzaklaştırmak amaçlı uzun yıllar kullanılmış. Kaynakça KEKİK Thyme Helen’nin gözyaşlarından biten, cesaret ve asalet simgesi Kekik. “Rivayet odur ki, Truvalı Helen’nin ruhunu gören Olimpos tanrıları, onun gözyaşlarını kekik olarak yeryüzüne armağan etmişler. Kekiğin, Helen’nin cesur ve asil ruhunu yansıttığına inanılır. Kekiğin barındırdığı acımsı özün Helen’i acıyla harman edip yaşatan, ayakta tutan öz olduğuna inanılmış”. Kaynak Haçlı seferleri zamanına kadar savaşa giden askerlere kekik kokan ve kekik motifli armağanlar vermek, tapınaklarda, kekik yakarak tütsüleme yapmak hep bu inanıştan kaynaklanmıştır. Romalı askerlerin savaşma güçlerini ve cesaretlerini artırmak için kekikli sularla yıkanırlarmış. Kaynak Kekik binlerce yıllık geçmişi olan bir diğer şifalı bitki. Bağışıklık sisteminde önemli bir yere sahip olan Kekik sebebiyle, II. Yüzyılda hekim Galenos, vücut direncini sağlayan beze de aynı adı vermiş Thymus -Timus bezi. Hippokrates Akdeniz kekiğini astım, nefes darlığı ve zehirlenmeler için kullanmış. Yağlı ve et yemeklerinin tadını zenginleştirip, sindirimi kolaylaştıran kekik bir şifa kaynağı. Benli & Yiğit’in 2005 makalesine bakalım “Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında çay içimi ve gargara biçiminde kullanılmaktadır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar bir bardak kekik çayı ile geçiştirilebilir. Ergenlik sivilceleri iyileştirilebilmektedir. Kekik çayı içimi ve kekikle karıştırılmış bal yenmesiyle organizmayı güçlendirilebilmektedir. Kekik tentürü ile ovmak suretiyle romatizma ağrılar, sinirsel rahatsızlıklar tedavi edilebilir. Sıcak kekik yastıkları ağrılı bölgenin üstüne konularak büyük rahatlıklar sağlanabilir. Ancak Hippokrates’in de yazdığı gibi dikkatli kullanılması gereken bir bitkiymiş, çünkü kekik yağının tümör yapıcı madde olduğu ve karaciğer üzerinde zararlı etkileri olduğu yazıyor. Hamilelerde ise düşük riskini artırıyormuş. Lavanta Lavandula Artemis’in kutsal çiçeği Lavanta. Tanrıçanın lavanta çiçeğini, yaprağını ya da yağını vücuduna sürerek her daim misler gibi koktuğu rivayet olunur. “Denizli Hierepolis Tiyatrosu’ndaki bir kabartmada, tanrıçanın doğumu betimlemesinde genç kızlar, ellerinde lavanta çiçekleri ve afyon kozalarıyla Artemis’in kutsal doğum olayını izler.” diye yazmış National Geographic Türkiyeden Ali İhsan Gökçen. Tarih boyu bir çok alanda kullanılan nane ailesinden Lavanta, Eski Mısırlılar tarafından iyileştirici, yatıştırıcı, parfüm olarak ve mumyalamada kullanılırmış. Kleopatra’nın Sezar’ı baştan çıkarmak için lavanta yağı kullandığı söyleniyor. Eski Roma’da bu özelliklerine ek olarak böcekleri uzaklaştırmada kurutularak giysilerin arasına koyarak ve temizlikte kullanılırmış. Latince’deki lavandula kelimesinin livere maviye çalan ile lavare yıkamak sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Asya geleneksel tıbbında da lavanta “Shen” ya da zihne yardımcı olmak için, kalbi rahatlatarak, insanların gevşemesine ve zihinde gerginliğe neden olan sıkıntılardan kurtulmalarına yardımcı olarak kullanılmıştır. Fransız rahat uyumak için yastığına Lavanta koyduğu biliniyor. Bunu günümüzde uygulayan kişiler halen mevcut. Sırt ağrısı ve baş ağrısı gibi ağrıların azaltılmasında da kullanılan Lavantayı, I. Elizabeth migren ağrılarına karşı sık sık çay olarak tükettiği belirtilmiş. Lavanta, ortaçağda vebaya karşı bağışıklık kazandırdığı ortaya çıkan “4 hırsız Sirkesi” içeriğinde de bulunuyor. Bu formülde sirkeye batırılmış halde pelinotu, lavanta, biberiye ve adaçayı var. FORMÜLÜN DETAYI AŞAĞIDA Lavanta’nın antiseptik etkileri klinik çalışmalarla kanıtlanmış. Yaranın temizlenmesi, stresli koşullarda hafızayı güçlendirmesi, rahatlatması ve özellikle ameliyatlar öncesi endişenin hafifletilmesi durumunda kullanıldığı da bilinmektedir. EKİNEZYA Echinacea Diğer şifalı bitkilere kıyasla Ekinezya’nın tarihi biraz kısa. Kızılderelerinin bitkisi olarak tanımlayabileceğimiz Ekinezya, 1887 yılında sağlık profesörü John Uri Lloyd tarafından tanıtılmış. bağışıklık sistemi güçlendirilmesinde kullanılmaya başladı. Böcek ısırlıklarına, yılan ısırmasına, diş ağrısına Ağrıyan dişe direk yapraklarının konulması, öksürük ve boğaz ağrısına karşı da etkili olduğu belirtilmiş. Kaynakça AYNISAFA Calendula officinalis, Pot Marigold Aynısafa’nın kullanımı 12. Yüzyıla kadar dayanır. Avrupa’daki bahçelerde, zararlılara karşı kullanıldığı belirtiliyor. 12. Yüzyıldan sonrada tıbbi alanda da kullanılan aynısafa’nın kan şekerini düşürücü etkisi olduğu belirtilmiş. Merheminin yara ve şişkinliklere iyi geldiği de not edilmiş. Tatlandırıcı ve renklendirici olarak yiyeceklerde; ayrıca kozmetikte, parfüm yapımında kullanılan bir çeşnidir. Aynısafa aynı zamanda bir hava durumu göstergesi. Sabah saat 7’den sonra hala çiçekleri açılmamışsa yağmur yağacak demektir. Kaynakça 27c1 Ve gelelim 4 HIRSIZ SİRKESİNE Avrupa’daki veba salgını sırasında ortaya çıkan bu formülün hikayesi adının neden “4 hırsız” olduğunu açıklıyor Avrupa’daki veba salgınında 4 hırsız Marsilya’daki ölüleri ve hastaları soymaya başlar. Ancak hastalığa hiç yakalanmazlar. Hırsızlar yakalandıklarında idam cezasına verilir ancak nasıl bu hastalığa yakalanmadıklarını açıklarlarsa affedileceği söylenir. Bunun üzerine yaptıkları sirke ile ellerini yıkadıklarını ve gargara yaptıklarını söylerler. Bu sirkenin formülünü de açıklamalarıyla birlikte serbest bırakılırlar. Formülün içeriğinin bir çok versiyonu var. Sirke içeriğinin o dönemde yayınlandıı belirtilen orijinal metnin ingilizcesi aşağıdaki linkteki kaynakta yazıyor. Formül için burada ben yine bu kaynağı Türkçeye çevirdim ancak farklı formüller de var dediğim gibi. Aşağıda bir de Türkçe farklı bir kaynak verdim. Temel içerikler, adaçayı, mercanköşk, kekik ve nane diyebiliriz. 2 yemek kaşığı taze lavanta, doğranmış 2 yemek kaşığı taze biberiye, doğranmış 2 yemek kaşığı taze nane, doğranmış 2 yemek kaşığı taze adaçayı, doğranmış 2 yemek kaşığı taze kekik, doğranmış 2 yemek kaşığı taze mercanköşk, doğranmış 2 yemek kaşığı taze zufaotu, doğranmış 4 diş sarımsak soyulmuş ve ezilmiş 1/2 çay kaşığı karabiber, ezilmiş 3 tam karanfil, ezilmiş organik elma sirkesi Tüm bu doğranmış /ezilmiş içeriği bir cam kavanoza alıp üzerine sirkeyi döküyorsunuz. 7-10 gün kadar güneşli bir yerde bekleyip mayalanıyor. Daha sonra süzülüp, oda sıcaklığına alabilirsiniz. Kullanım alanları için aşağıdaki linki okuyabilirsiniz. Aşağıdaki linkte de farklı bir tarifle içerik var. Umarım bu yazı sizde bir merak oluşturmuş ve ışık tutmuştur. Şifalı bitkilerin kullanımı için doktorunuza danışmayı unutmayın. Burada yazan bilgiler sadece kaynakların derlemesidir. Tavsiye ya da yönlendirme değildir. Her çiçeğin yetiştiği veya çiçek verdiği mevsim farklıdır. Bazı çiçekler çok sıcak havaya, bazı çiçekler dona karşı dayanıklıdır. Havadaki nem faktörü de çiçeklerin yetiştirilmesinde önemli bir kriterdir. Bahçenize dikmek için ya da balkonunuzdaki saksılarda yetiştirmek için bu çiçekleri tercih edebilirsiniz. Soğuğa dayanıklı çiçekler nelerdir? Hangi tür bitkiler soğuğa daha dayanıklıdır? sorularının yanıtını vermek üzere incelemeye başlayalım. Soğuk Havaya Dayanıklı 10 Çiçek Bodur Şefkat ÇiçeğiKış YaseminiKatmerli İngiliz PapatyasıDeniz LavantasıKaya GülüMavi Melek ÇiçeğiÇiğdem ÇiçeğiEkinezyaSüs LahanasıBalsam Çiçeği 1- Bodur Şefkat Çiçeği Agapanthus Umbellatus Bahçede ve saksıda yetiştirilebilen bir çiçek olan Bodur Şefkat çiçeği, dona karşı oldukça dayanıklıdır. Güneşi sever ve gübrelendiği takdirde uzun yıllar çiçek verirler. Bahar mevsiminde dikilir. Çiçeklenme zamanı yaz aylarıdır. Orta nemli bir toprak, büyümesinde yeterlidir. Renkler Mavi, mor 2- Kış Yasemini Jasminum Polyanthum Kış Yasemini, yaprak dökmeyen çiçek türleri arasındadır. Oldukça güzel bir kokusu vardır. Güneşli veya yarı gölgeli yerleri severler. Sarmaşık bitki türlerinden birisi olduğu için yakınındaki çitlere sarılırlar. Soğuk havaya dayanıklı çiçekler arasında yer alır. Ancak dona dayanıklı olduğu söylenemez. Dört mevsim çiçek açabilirler. Renkler Beyaz, sarı, krem 3- Katmerli İngiliz Papatyası Bellis Perennis Dona karşı oldukça dayanıklı olan Katmerli İngiliz Papatyası, tam bir soğuk hava çiçeğidir. Bakım yapmadan, zahmetsiz bir şekilde uzun yıllar çiçek açabilir. Özellikle yaz aylarında hep çiçek açarlar. Bahçenize diktiğiniz takdirde, yerde toprağı örtecek şekilde yayılarak gelişirler. Renkler Beyaz, pembe, kırmızı 4- Deniz Lavantası Vilmorin Limonium Deniz kıyılarında yetişen ve güneşi seven bir bitki olan Deniz Lavantası, çok sıcağa ve soğuğa dayanıklı bir bitkidir. Bahçenizde veya balkonunuzda, güneş alan bir konumda yetiştirebilirsiniz. Lavantayı genellikle kurutulmuş olarak vazolarda kullanırız. Ancak canlı Deniz Lavantası, bahçenize Akdeniz havası getirecektir. Renkler Beyaz, pembe, mavi, mor, sarı, fuşya, lila 5- Kaya Gülü Helianthemum Nummularium Kaya Gülü, soğuk havaya dayanıklı çiçekler arasında yer alır. Aynı zamanda dona karşı oldukça dayanıklı olan bu çiçek, uzun yıllar yaşayabilir. Özel bir bakım yapılmasına gerek yoktur. Yaz aylarında çiçeklenen ve toprakta yayılan bir yer örtücü bitkidir. Saksıda yada bahçenizde yetiştirebilirsiniz. Renkler Pembe, turuncu, sarı 6- Mavi Melek Çiçeği Gentiana Acaulis Mavi Melek çiçeği, yaprak dökmeyen ve soğuğa dayanıklı bir çiçektir. -5 dereceye kadar dayanır. Tam ya da yarı güneş alan serin yerleri severler. Mayıs ve Haziran ayları arasında çiçek açarlar. Susuzluğa karşı dayanıklıdır. Renkler Mavi 7- Çiğdem Çiçeği Crocus Zehirli türleri de bulunan Çiğdem çiçeği, Zambakgiller ailesinde yer alır. Soğuk havaya dayanıklı bir çiçektir. -10 dereceye kadar yaşarlar. İlkbahar ya da sonbahar aylarında çiçek açarlar. Ağaç diplerini süslemek için dikilebilir. Renkler Beyaz, pembe, mor, sarı, mavi 8-Ekinezya Echinacea Purpurea Ekinezya çiçeği, dona ve kuraklığa dayanıklı, şifalı bir bitkidir. Çoğunlukla çayı yapılarak, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarda içilir. Saksılarda ve bahçelerde çok bakıma ihtiyaç duymadan yetiştirilebilir. Kokulu bir çiçektir. Renkler Beyaz, pembe 9- Süs Lahanası Brassica Oleracea Acephala Bir veya iki yıllık bir sebze türü olan süs lahanası, soğuk havaya dayanıklı çiçekler içinde yer alır. Kış aylarında yetiştirilir. Soğuk hava bitkisi olduğu için yaz aylarında bozulabilirler. Çok sulamaya gerek duymazlar. Renkler Kırmızı, beyaz, pembe, mor, lila, sarı 10- Balsam Çiçeği Impatiens Balsamina Balsam çiçeği, şifalı bitkiler arasındadır. Dona ve soğuk havaya dayanıklı bir çiçektir. Çok yıllık bitki grubundadır. Renkler Kırmızı, pembe, turuncu, sarı Evde Kolay ve Ucuz Saksı Yapımı Fikirleri yazımıza göz atmayı unutmayın. Görsel Kaynaklar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Mor çok güçlü bir renktir. İnsanlara birçok şeyi ifade eder. Rahatlatıcı ve duygusal etkilere sahip olan mor çiçekler, zenginlik ve zarafeti de ortaya koyuyor. Bunların yanı sıra o güzel renk, altında bir de şifalandırıcı etkiler barındırıyor. Gelin, mor renkli şifalı bitkileri ve etkilerini inceleyelim. Mor Renkli Bitkiler ve Ayrıca Şifaları Bahçelerinize, balkonlarınıza renk katmak için tercih edebileceğiniz çeşitli bitkiler vardır. Bu bitkilerinden biri de mor renkli göz alıcı bitkilerdir. Birbirinden güzel bu mor renkli bitkileri de bahçe ve balkonlarına ekleyebilirsiniz. Her bitki gibi birçok faydası bulunan mor renkli bitkilere de evinizde her zaman yer verebilirsiniz. Şimdi, mor renkli şifalı bitkiler hangileri, bu bitkilerin şifaları neler birlikte inceleyelim. Mor renkli bitkilerin çeşitli faydaları vardır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sılayabiliriz Bu bitkilerin her biri farklı sorunlara iyi otu; baş ağrısı ve migrene iyi gelir, uykusuzluk sorunları çekenler için stres ile başa çıkmada etkilidir, mide ve bağırsak sorunlarını çözmeye yardımcı olur. Ayrıca idrar söktürücü etkisi de bitkisi ise özellikle ağrı kesici olarak ön plana sık sık duyduğumuz adaçayının en çok bildiğimiz faydası stresi azaltmasıdır. Sakinleştirici etkisi bulunan adaçayı ayrıca mide hastaları için de rahatlatıcı özelliklere sahiptir. Mine çiçeği; sindirim bozukluklarına iyi gelir, ağız sağlığına faydalıdır ve sakinleştirici etkileriyle ön plana çıkar. Lavanta Mis kokusu ve etkileyici lavantanın her bir tanesi ayrı şifa desek abartmış olmayız! Ağrı kesici özelliği, egzama kaşıntılarına iyi gelmesi, romatizmal hastalıkları iyileştirmesi, saçların uzamasına yardımcı olması, antiseptik özelliği ve kokusuyla sinir sistemine iyi gelerek sakinleştirici etkisiyle uykusuzluğu gidermesi lavantanın en bilinen özellikleri arasında yer alıyor. Lavanta bitkisinin nasıl yetiştirileceğine dair bilgi sahibi olmak isterseniz Lavanta Bakım Rehberi yazımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca keyifli ve sizi mutlu edecek, hem de lavantayla ilgili bir yazı okumak isterseniz Lavanta Bahçesinde Poz Veren Köpeklerin Birbirinden Minnoş 10 Fotoğrafı yazımızı okuyabilirsiniz. Akşamyıldızı Akşamyıldızı, Görsel Kaynağı Beyaz veya mor çiçekleriyle bilinen güzel kokusu akşamyıldızı çiçeği de mor renkli şifalı bitkiler arasında yer alıyor. Bulunduğu ortama kattığı güzelliğiyle ve kokusuyla zihinsel olarak rahatlamanıza, sakinleşmenize ve odaklanmanıza yardımcı oluyor akşamyıldızı bitkisi. Evinizin birçok köşesini süsleyebileceğiniz bu bitkiye bu yıl bir şans vermeye ne dersiniz? Allium Allium Bitkisi, Görsel Kaynağı Beyaz, pembe ve mor renklerde çeşitleri olan allium bitkisi, sadece rengiyle değil aynı zamanda küresel şekliyle de oldukça şık görüntülü ve dikkat çekici bir bitkidir. Allium çiçeğinin en tanındık kardeşleri soğan, sarımsak ve pırasa olarak biliniyor. Günümüzde yaygın olarak kullanımı olmamasına rağmen Antik Çağlar’da allium bitkisiyle birtakım tedaviler yapıldığı biliniyor. Soğan, sarımsak gibi bitkilere benzer özelliklere sahip olduğu için benzer kullanım alanları olduğu da görülüyor. Haftalarca çiçek açmış halde duracak kadar dayanıklı bitkiler oldukları için arı ve kelebek gibi bitkilere de tozlaştırıcı olarak daha uzun bir süre boyunca ev sahipliği yapabilyorlar. Adaçayı Adaçayı, Görsel Kaynağı Hoş kokusuyla baş döndüren, tazesiyle de kurusuyla da çeşitli yararları bulunan adaçayı, bulunduğu yerde de görsel bir şölen yaratır. Yapılan araştırmalara göre adaçayının faydaları çok eski yıllara dayanıyor. Hatta 13. asırdan kalma bir kitabede; “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye.” dizeleri yer alıyor. Peki nedir bu mor renkli bitkinin faydaları derseniz; saymakla bitmiyor diyebiliriz. Adaçayı boğaz ağrılarına iyi geliyor, yorgunluğu önlüyor, omurilik sorunlarının önüne geçiyor, karaciğer rahatsızlıklarını gideriyor, bağırsakları çalıştırıyor ve yaraları iyileştiriyor. Mucizelerle dolu bir bitki, değil mi? Catmint Kedi Nanesi Catmint/Kedi Nanesi, Görsel Kaynağı Genellikle bahçelerde yetiştirilen, aromatik bir bitki olan kedi nanesinin de hikayesi geçmişe dayanıyor. Catmint/Kedi Nanesi bitkisi ilk olarak bitkisel çay ve böcek kovucu olarak Roma’da yetiştiriliyor. Ayrıca yine orada ve kullanımı gerçekleşiyor. Hatta yıllar sonra Iowa State Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre catmint bitkisinden elde edilen bitki yağının haşere kovucu olarak kullanılabileceği belirtiliyor. Bu yağ, sineklere püskürtüldüğü zaman 10 kat etkili olduğu tespit ediliyor. Yaz aylarında uzun ömürlü yapraklarıyla da gösterişli bir güzelliği doğaya sunuyor. Mine Çiçeği Mine Çiçeği, Görsel Kaynağı Latince adı Verbena officinalis olan, halk arasında unutma beni çiçeği olarak da bilinen mine çiçeği, izlediğimiz vampir dizi/filmlerinden tanık olduğumuz bir bitki. Film ve dizilerdeki efsaneye göre üzerinde mine çiçeği taşıyan insanlar vampirlerin etkisi altına girmiyor. Tabii ki güzeller güzeli mine çiçeğinin bunun haricinde de birçok faydası bulunuyor. Mine çiçeğinin; sindirimi kolaylaştırma, soğuk algınlıklarının atlatılmasında etkili olma, gerginlik ve stresi azaltarak yatıştırıcı etki sağlamak gibi faydaları bulunuyor. Mine çiçeğiyle her türlü ayrıntıyı öğrenmek için ÇiçekSepeti Blog’daki Mine Çiçeği Nasıl Yetiştirilir? Mine Çiçeği Bakımı ve Faydaları yazımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca ilginizi çekecek diğer yazılarımız Saksıda Yetiştirilebilen BaharatlarEn Sevilen Parfümlerde Hangi Çiçekler Kullanılıyor?Yemek Masanıza Hem Şıklık Hem Lezzet Katabilen 40 ÇiçekYatak Odanızda Bulunması Faydalı 10 Canlı BitkiHangi Çiçekler Cilt İçin Faydalıdır?Bitkilerden Gelen Mis Kokan Şifa Kaynağı AromaterapiÇiçeklerdeki Böcekler İçin Evde Hazırlayabileceğiniz Doğal ÇözümlerGözlerimizden Kalpler Çıkartan Çiçek Lisyantus 2 Merhabalar Mor renkli çiçekleri olan şifalı bitki olarak ebegümeci bitkisini kastediyor olabilirsiniz. Mor renkli çiçekleri olan şifalı bir bitki olan ebegümeci bitkisi Türkiye'de de birçok yerde yetişmektedir. En yaygın olan bitkilerdendir hatta. Ebegümeci mor çiçekleri olan şifa dolu bir bitkidir. En önemli şifa ozelliklerinden biri de ateşi düşürür, boğaz ve bademcik iltihaplarına iyi gelir, cildi nemlendirir, göğsü yumuşatır. Ebegümeci bu gibi faydaları vardır. Şifalı bir bitki değerlendirmek lazım aslında. Aslında ülkemizde yetişen şifalı bitkilerin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Bunlardan biri de "karabaş otu ağrı kesici gibi" yazımızı aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

mor renkli çiçekleri olan şifalı bitki